Uğurlar Olsun Fidel.

 Uğurlar Olsun Fidel.

Devrimci deney birikiminin önemli bir aşamasının somutlandığı üyesini yıldızlara uğurladık.Böylesi bir ölüm olayında bile kendilerini ispatlamak dışında bir kaygu taşımayan absürt saldırıları okumak zorunda kaldık.Bizlerin devrimci düşünceyi geliştirebilme,deney birikimleri üzerinde yükseltme doğrultusundaki eleştirilerimizin nasıl yanlış anlaşılabileceğini ve kullanılacağınıda bir kez daha bu vesile ile gördük.Bu bağlamda yazı eleştirel yönleri,absürt saldırıların anlamsızlığı noktasından ele alma çabası olacaktır. Herşeyden önce farklı bir dünya görüşünü açığa veren noktadan başlayalım. Ampirik(görgücü) yaklaşımlarla bilinmezciliği geliştirme çabaları abesliği hala bu olay vesile edilerek sürdürülmektedir.’’Bilim krizde’’ile birilerince başlatılan süreç,’’bilim mutlak ve tek doğruya karşıdır vs. vs.’’teraneleriyle ‘’hiç bir şey bilinemez’’e doğru geliştirilmeye çalışılmaktadır.

Elbette algılarımız gerçek olsaydı bilime gerek kalmazdı.Bilim müsbettir. Gerçeği bilmek içindir.Yaşamın değişmeyen kuralının hareket olmasının insanlar alemince kavranamamasının ya da çarpıtılmasının acı sonuçlarıdır bunlar.Bilim bu hareket halindeki süreçlerin gelişimindeki aşamaların,bilimsel düşünce ve deney metodlarıyla son kertede varılan yerin kanunlarını, kurallarını kavramaktır.Son kertede tek bir kanun vardır.Süreç tamamlanmıştır.Örneğin senin nasıl algıladığına veya gördüğüne bağlı olmadan mutlak gerçekler vardır,dünya dönmektedir,yer çekmektedir,evrim yaşanmaktadır vb.Bu süreçlerin son kerteye ulaşmadığı aşamalarda ise gözüne gözüken iki veya çok doğru seninle ilgilidir.Bu sürecin gelişimini anlaman için ise Diyalektik ve Tarihsel Materyalizm bilimi geliştirilmiştir !Maddede hareketin yürüyen cemiyetin kanunlarını kavramak için.Herkes anlar mı kendi sorunu,lakin sürecin sonuca bağlanmadığı durumlarla ilgili’’iki üç doğru var ya da mutlak ve tek doğru yok,bilinemez vs. vs.’’absürtlüğünü geliştirmekten vazgeçin.Sonuca, son kerteye varmamış süreçlere ilişkin kesin ve keskin laflardan bilimsel olarak kaçınan devrimcilerin durumundan faydalanmaya kalkmayın.Böylesi dünya görüşleriyle bir yere varılamayacağını,aynı dünya görüşünde olmadığımızı kavrayın.Bir başka düşünce tortusu ise’’seçim.’’ Sosyalizm diye anılan yerlerde seçim yapılmadığı yanılgısını yaymak. Algıladığın seçim bu olduktan sonra oralarda da bir başka biçimi yapılıyor ve var.Bu saldırılarla seçimlerin anlamı ve seçilenlerin süreç içerisinde geldikleri yerin tartışılmasını ikileyerek saklayamazsın.Aşağıdan yukarı örgütlenmeler ve yüzlerce meclisin alacağı kararlarla’’doğrudan demokrasiye’’ ulaşmak! Çoğulculuk,çoğunluk vs. vs.metodu ile anca insanlar aleminin sorunlarına cevap araya bilirsin.Şimdi sen bu aşağıdan yukarı laflarıyla çok sihirli şeyler söylediğini sanıyorsun ya ! Bu yöntem ve metodların senin düşünebildiklerin ve düşünemediklerinin en damıtılmış şekilde’’avrupa demokrasisinin’’önemli ülkelerinde yıllardır uygulandığını ve kimsenin ilgilenmediğini biliyor muydun? En azından görünürde ve teorik olarak! Örneğin Almanyanın komünlerle, sivil ve toplum insiyatifleriyle vs. yönetildiğini hiç düşündün mü?Bu ilgisizliğin nedeni nedir?Yabancılaşma mı?Bütün bunların sonucu bu deney birikim ve verileri ortadayken hala sihirli sözlerinle mi yetinelim?Yoksa biz yaşamadık diyerek bütün bu yaşanmışlıkları yok hükmünde mi sayalım?Ya da aynı şeyi tekrar deneyip farklı sonuç alacağımızı mı sanalım?!

Başta maddi yaşantılarıyla ilgili olmayan,üretimlerinden kopuk soru ve sorunlarla yıpratılma mı?Sonra tüm konularda ettiği lafların savunduğu düşüncelerin bir anlam ifade etmediğini görmenin yıpranmışlığı mı?Çözülmesi gereken her soru ve sorunun sonuçta sınıf olarak egemenlerin ve güçlünün dediğinde bitmesini görmenin umursamazlığı mı?Çözüm denilen dengenin hep insanlar alemine kilitli arandığı ve sonucun sınıf kökenli güçte noktalandığı deneyimlerinin umutsuzluğu mu? Bu salt kendine kilitlenmiş hal ile gezegenimizin hızla yaşanmaz hale gelişini izlemenin bıkkınlığı mı?

Sınıf temelini kaybettin mi iktidarı başka bir sınıfa hediye edersin.Doğrudan demokrasi üretenlerin yönetimidir.Sınıf temelsiz değidir. Bütün bunların bütünlüğünde insanlar alemine kilitli değil,doğabilimsel zorunluluklar temelinde çelişkilerin çözümünü aramaktır. Deney birikimlerinin gösterdiği doğrultuda temsili sistemlerden doğrudan sistemlere,üretenlerin üretiği konularda söz karar ve yetkisinin olduğu sistemlere;böylesi bir dünya görüşü doğrultusunda gelişebilmektir. Tartışma konusu böylesi bir gelişimin önünü açabilen dünya görüşü ve mücadelesinde olanların katkılarıyla ilgilidir. Yoksa herkes kendine göre doğru olanın mücadelesini zaten veriyor.Ve zamanın vicdanı tarih onları zaten gerekli olan yere koyuyor.Bu bağlamda CHE nin ve Fidelin yerleri açığa çıkıyor.

Tekrar uğurlar olsun Fidel.

Bir deney birikimi olarak mücadelemizde yaşayacaksın.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın