Gençlik Ön Saflara

 Gençlik Ön Saflara

Bilindiği üzere yaşam alanlarımızda git gide artan faşizan baskılar ve köreltme politikaları kesintisiz bir biçimde devam etmektedir. Gündem her dakika değişmekte ve yetişilmesi neredeyse imkansız hale gelmekte. Gençlik olarak coğrafyamızda ve Dünya’da çok büyük bir kesimiz – gücüz, ancak gençliğin mücadelede yer alışı ve örgütlenmesi konusunda bir çok sorun olduğu aşikardır. Teknolojinin neredeyse bütün yaşam alanlarımızda var olduğu bir milenyumda yaşamaktayız. Popüler kültüre kendini az ya da çok adapte etmiş ya da etmekte olan bir gençlik olarak duruyoruz gözler önünde. Anlamsız bir biçimde gençlik kendi kendini toplumdan ve toplumun sorunlarından uzak tutmaya çalışmakta, sistemin ve sistemin araçlarının dayatmalarına boyun eğer pozisyonda durmakta. Temel sorunumuz bilinçli bir şekilde örgütlenememektir. Bilinçli bir örgütlenmeden bahsettik ve bunun için gerekli bütün etkenler hemen hemen mevcut durumda.

Yaşam alanlarımızda (Lisede-Üniversitede-Mahallede-Fabrikada vb.) bizlere sunulan tüm koşullar, bizleri köreltmeye ve tepkisiz, birey görünümlü içi boş canlı organizmalara dönüştürmeye yöneliktir. Öğrenim alanlarımızda anti-demokratik, bilimsel olmayan, içi boş, adı sözde eğitim olan ve bizlere iyi yönde getirisi olmayan bir eğitim sistemimiz var. Parası olanın okuduğu, parası olmayan orta ve daha altı gelire sahip gençlerin hiçbir hakkının olmadığı, burjuvazi ve onun destekçileri için ortaya koyulmuş bu sözde eğitim sistemine başkaldırmamız gerekmektedir. Bizleri yarış atı misali sınayan, rekabetçi ve ezberci eğitim sistemi başta olmak üzere gençliği manipüle etmek isteyen her etkene tepkimizi var olduğumuz her alanda haykırmamız ve bilinçli bir biçimde örgütlenmemiz gerekmektedir. Gençliğin dinamizminden faydalanan, gençliği köleleştiren, koyun misali tepkisiz hale getiren bu sistemi ve dayatmalarını tanımadığımızı sözlerimizle, pratiklerimizle göstermeliyiz. Bütün bunları yaparken güzel ve özgür bir geleceğin anahtarının biz gençlik olduğunun bilincine vararak yapmalıyız. Gençlik olarak her alanda kendimizi henüz var edemesek bile bütün Dünya’da emperyalizme ve destekçileri faşist güçlere karşı nefes aldığımız her dakika mücadele etmeliyiz. Bu süreçte kendimizi olabildiğince geliştirmeli ve örnek eylemler ortaya koymalıyız. Yürüdüğümüz yolda, gittiğimiz okulumuzda, iş yerlerimizde kısacası çay içtiğimiz masada dahi örgütlü ve bilinçli politik bireyler olmalıyız.

Bir konuya açıklık getirelim, sınıfları oluşturanlar biz gençliğiz ve bu sınıfların mücadele için etkin bir rol oynamasını sağlayacak olanlar gene bizleriz. Gelecekte fabrikada olacak olanda biziz, rengi önemli değil yakalı olacaklarda biziz, hastanelerde doktor, mahkeme salonlarında avukat olacaklarda bizleriz. Hepsinden öte sokaklarda biz varız ve var olacağız. Var olan ve olacak bütün yaşamsal alanlarımızı örgütlemeye ve özgürleştirmeye yönelik hareket etmeli ve bunları başarmalıyız. Gençliğin en büyük sorunu bilinçsiz şekilde kendini var olduğu her alandan soyutlaması ve körelmesidir. Bunun birçok sebebi de olsa her şey insanın kendinde bitmekte. Unutmamak gerekir her şey bir kişi ile başlar ve milyonlarla devam eder. Tek gereken o ilk adımı bizlere attıracak olan cesarettir. İşte o anda tüm Dünya’nın değiştiğini, yeşilin ve mavinin hiç olmadığı kadar güzel olacağını bilmeliyiz. Şimdinin ve geleceğin bizlere ait olduğunun farkına varmalı ve özgür bir yaşam için doğru yolda yürümeliyiz.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın